
Türkiye’yi şantiye alanına çeviren Toplu Konut İdaresi, hem şehirlerin modern yüzü oluyor, hem de milyonlarca insanın ekmek kapısı...
Hedefe Doğru: 12 Şehir Daha Geliyor
Gecekondu sahiplerinin ilk başlarda art niyetli kişilerin kışkırtması sonucu kendilerine zorluk çıkardığını belirten TOKİ Başkanı Erdoğan Bayraktar, “Şimdi benim evimi de devlet yapsın diye ayağımıza geliyorlar” dedi.
Büyük kentlerdeki çarpık yapılaşmanın çözümü olan kentsel dönüşümde Başbakanlık Toplu Konut İdaresi (TOKİ), en önemli aktör olarak öne çıkıyor. Türkiye’de bir uçtan bir uca kentsel değişim, dönüşüm projeleriyle yüz binlerce konuta bir anda imza atan TOKİ, şimdiye kadar ülke genelinde 904 şantiyede 280 binden fazla konut üretti. Türkiye’nin bütün illerinde faaliyet gösteren TOKİ’nin yeni hedefi ise 500 bin konut.
TOKİ projeleri özellikle son yıllarda inşaat sektörünü âdeta şaha kaldırdı. Sadece TOKİ projelerinde 800 bin kişi istihdam ediliyor ve bundan 3.2 milyon kişi ekmek yiyor. Bu projelerden yaklaşık 300 alt sektör besleniyor. İşçisinden sıhhi tesisatçısına, tuğlacısından halıcısına ve boyacısına kadar herkesin işleri açılmış durumda.
120 Belediye ile Çalışma
TOKİ’nin ülke genelinde yürüttüğü devasa toplu konut projeleri yapıldığı her yere adeta hayat veriyor, şehirlerin çehrelerinin değişimine katkı sağlıyor. Çarpık yapılardan, şekilsiz binalardan, caddesi, sokağı, yeşili olmayan mahallelerden kurtulma hamlesinde TOKİ’in yanında, belediyeler de var. Onlar da bu işin önemli bir tarafından tutuyor. Hangi belediyenin internet sitesini açsanız hemen bir kentsel dönüşüm projesinin adı geçiyor. Bu güne kadar 120 belediye ile TOKİ arasında 100 bin konutluk “Kentsel Dönüşüm’’ projesi başlatıldı. Ve 22 bin 500 gecekondunun dönüşümü tamamlanarak hak sahiplerine teslim edildi.
2003 yılından bu yana ürettikleri yaklaşık 280 bin konutun nüfusu 100 bini aşkın 12 şehre denk geldiğini belirten TOKİ Başkanı Erdoğan Bayraktar, “Yeni dönemdeki hedefimizle birlikte 12 şehir daha kurmayı planlıyoruz” dedi.
Kentsel dönüşüm konusunda dört yılda çok ciddi tecrübeler edindiklerini anlatan Bayraktar “Gecekondu kanununu yeniden hayata geçirdik. TOKİ’nin mevcut kanunlarına yeni maddeler ekledik. Bayındırlık Bakanlığı’na bağlı bazı yetkiler TOKİ’ye geçti. Kanunlar elimizi güçlendirdi ve Türkiye’nin her tarafına el atıyoruz şimdi. Diyarbakır, Samsun, Trabzon, Denizli, Karabük, Erzurum, Kars, Gaziantep gibi birçok ilimizde çalışmalarımız hızla devam ediyor” diye konuştu.
Dalga Dalga Yayılıyor
“Vatandaş başta tepkiliydi. Çalışmayan, üretmeyen, sorumluluk duymayan, vatan ve millet ekseni olmayan bazı kimseler dolandırmak için gidip buradaki insanları provoke ediyorlardı” diyen TOKİ başkanı sözlerine şöyle devam etti: “Halbuki şimdi gecekonduda oturan vatandaş devletin elinden tuttuğunu görünce ‘Gel benim gecekondumu da al. Bana doğru dürüst ev yap’ demeye başladı. Halk ayağı olan haktan yana yardımcı olan bir görüşle bu işi döndürmeye çalışıyoruz. Halk dönüşüme sahip çıktığı zaman dalga dalga bütün yurda yayılıyoruz.”
Kararlılık Gerek
Kentsel dönüşümün dünyanın en zor işi olduğunu söyleyen Bayraktar sözlerini şöyle sürdürdü: “Bir defa gecekonduda yaşayan insanları ikna etmek onları ordan kaldırmak çok zor. Bunların çoğu da kaçak zaten. Bu adımların atılması tek başına olmaz. Bunun bir ayağı devlet, biri hükümet bir diğeri de yerel yönetimlerdir. Belediyeler halkı ikna etmeli, halkın gecekondularını yıkmada enkazını kaldırmada devreye girmeli. Bundan sonra planların yapılması onlara yeni konut inşa edilmesinde TOKİ devreye giriyor. Devlet de bu işin babacanlığını, ciddiyet ve kararlılık ile yürütmeli.”
Sosyal Projeler de Üretiliyor
TOKİ sadece konut üretmiyor. Bugüne kadar 342 okul, 59 spor salonu, 36 kütüphane, 257 ticaret merkezi, 218 cami, 8 hastane ve 65 sağlık ocağının inşaatına başlayan TOKİ, projelerin büyük bir kısmını tamamladı.YorumlarYorum Sayısı: 48
Yazan: mina_lavinCem Yılmaz'ın sözü çok manidar gerçekten. Diyor ya " İnsan yiyecek bunu " diye. Burada insan oturacak ama nasıl? Ev aldım diye tvlerde dan dan verilen ağlayan insan portreleri Toki'nin muhteşem başarısı diye halka pompalanırken halk ne yapsın? Kiralar uçmuş, kredi borcu, kredi kartı extreleri vs.. Bunlarla boğuşurken borçlanalım ama iki oda bir salon evimize derken. Kime neyi,nasıl anlatacaksınız?
Yazan: futuresenseSeçim çalışmaları öncesi söz vermiş olabilir.E seçildikten sonra iyi niyetle bu söz yerine getirilmeye çalışılırsa ne olur.?
TOKİ olur.
Toplu konut idaresi tarafından yapıldığı halde ne hikmetse belediyelerin oy kapmasına yarayan ve belediye hizmet panolarında, garip Dünyayı Kurtaran Adam'ın çekildiği mekan tarzı arsa tahsisleri üzerinde belediye başkanlarıyla beraber boy gösteren ,ucube formlarda eski demirperde ülkelerinin bile bu kadar kötüsünü tasarlamadığı binaymış gibi davranan şeyler.Üzerinde düşünmek dahi istemiyorum.Çok zekice bir göz boyama.Mimarlık ve mimari ile ilintili değil. Ama malesef ihtiyacı karşılamaklada ilintili değil.Belki fikri bir takım idealist insanlar ortaya attı ''Hadi arkadaşlar dar gelirli vatandaşa ev yapalım'' dedi biri.Eminim idealist olan iyi niyetliydi.
Eğer biraz insancıl yapılmış olsalardı ne kadar sevinirdim bilemezsiniz.Cips reklamındaki CEm Yılmaz diyor ya...
Yazan: ninlilToki işlerinden sadece Mimarlar şikayetçi değil, İnşaat Mühendisleri Odası da Valiliğe resmen şikayetçi olmuş... Toki yapıları gerçekten; ne mimari kurallara ne inşaat yapma kurallarına ne de şehircilik kurallarına uygun oluyor. Kurallara uymadan yapılanların sonuçları 1999 yılında görüldü. Aynı hatalar tekrarlanmasa keşke! Bir de insanların ev sahibi olma istekleri sömürülüyor! Üstelik. İnşaat Mühendisleri Odası Yönetimi, TOKİ’nin Bursa genelinde inşa ettiği binlerce konutta çok sulu ve kalitesiz beton kullanıldığı, beton numunelerinin yalnızca üretici firmalar tarafından alındığı ve laboratuar incelemesinin sağlıklı yapılamadığı ve en önemlisi, kamu adına denetim mekanizmasının çalıştırılamadığı iddiasıyla, Bursa Valiliği’ne resmi bir yazıyla başvurdu. Endişelerin, deprem ve diğer doğal afetlerle pekiştirildiği şikayet dilekçesi, Bursa Valiliği tarafından işleme konularak Bayındırlık ve İskan İl Müdürlüğü’ne havale edildi. Bayındırlık ve İskan İl Müdürlüğü de Vali Şahabettin Harput’un bilgisi dahilinde, B.09.04 İLM.4.16.00.12/ 4132 sayılı ve 23 Eylül 2008 tarihli bir yazıyla durumu, Bayındırlık ve İskan Bakanlığı Yapı İşleri Genel Müdürlüğü’ne bildirdi. ANAYASA’YI ÇİĞNİYORLAR Bayındırlık ve İskan Bakanlığı’nın şikayet başvurusunun ardından nasıl bir adım atacağı merakla beklenirken, İMO Bursa Şube Başkanı Necati Şahin, Başbakanlık Toplu Konut İdaresi’ni Anayasa’ya aykırı faaliyette bulunmakla suçladı. TOKİ’nin 3194 Sayılı İmar Kanunu’nu, Büyükşehir ve Belediyeler Kanunu ve Yapı Denetim Kanunu başta olmak üzere birçok yasayı çiğneyerek suç işlediğini savunan Necati Şahin, “Her şeyden önemlisi ise TOKİ yönetimi, kendisini yerel yönetim iradesinin üstünde tutuyor. Ne plan tanıyor, ne hukuk. Orantısız ve kontrolsüz güç kullanıyor. Bursa’da olduğu gibi şehirlerin anayasasını çiğniyor” dedi. TOKİ yüzünden inşaat sektörünün büyük bir yara aldığını ve günümüz ekonomi politikalarına aykırı olarak sektörün devletleştirildiğini ileri süren Şahin, şunları kaydetti:“Bu tablo bize eski demir perde ülkelerini anımsatıyor. Üstelik belediyeleri de yapsatçı müteahhit haline getirdiler. Memleketin deresine tepesine yamacına nereye istiyorlarsa konut yapıyorlar ve bunu belediyelere sattırıyorlar. Kooperatifçiliği bitirdiler. Şehirlerin planları, doğası hiç umurlarında bile değil. Üstelik ucuz konut da imal etmiyorlar. TOKİ’ye sunulan imkanlar özel sektöre tanınsın konut fiyatları daha da düşer.” SORUMLU MÜHENDİS YOK TOKİ’nin konut üretiminde, asli görevinden uzaklaşarak ağırlıklı olarak lüks daire imalatı yaptığını iddia eden Necati Şahin, “Bizi endişelendiren en önemli konu ise, TOKİ konutlarının denetimden uzak kalması. Ne kullanılan betonun ne de demirin istenilen kalitede olduğuna inanmıyoruz. Çünkü bu konutları kamu adına denetleyen bir mühendis yok. Ortada adresi belli bir teknik sorumlu yok. Bu milletin gözünü boyuyorlar ve maalesef insanımıza sürü muamelesi yapıyorlar. TOKİ konut değil, mezar satıyor, vatandaş tedbirini alsın, hakkını arasın” şeklinde konuştu. Haberin Kaynağı: meydangazetesi Konu ile ilgili Eski İnşaat Mühendisleri Odası Başkanının Yazısı [FONT=Times New Roman][/FONT]
Yazan: luminaİTÜ'de Hüseyin Kahvecioğlu'nun verdiği bir ders kapsamında davet edildiğimde yaptığım bir sunum vardı. O sunumda kullandığım bazı resimler, madalyonun arka yüzüne ait fikir veriyor. Resimler çok net değiller, kendi çektiğim kareler de değiller; daha iyilerini arcem<007'den bekliyoruz.
Yazan: arcem<007Bu tepe hakkında Sayın Lumina ile görüşmüştük. Onun odasından da bu manzara görülebiliyordu. Kocaeli'ye sadece Üniversite'ye ablama ya da ona gittiğim zaman bir de Mimarlar Odası'na uğradığımdan açıkçası hiç diğer tarafa hiç gitmedim. Madalyonun diğer yüzüne bakamadım. Eğer fotoğraflayan olursa önemli bir belgeleme unsuru olduğundan göndermelerini rica edeceğim. Teşekkürler. Bende zaten o odadan çektim:) Elimize makinalarımızı alıp İzmiti fotoğraflamaya çalışacağız yakın zamanda.Eğer bizden önce birileri paylaşmamış olursa,biz ekleriz mutlaka.Hele ki şu anda başlıyan üst geçit projelerini görseniz durumun bundan daha vahim olduğunu farkedersiniz.Ne yazık ki İzmit şu an geri dönüşü olmayan bir tecavüz hali içerisinde. Yalnız her ne kadar dert yansak da bu durumda üniversitenin de payı var.Belediyeyle daha iyi ilişkiler kurabilmek mesela!Üretilen projeleri onlarla paylaşmak mesela!Rant yaratabilen nitelikli bir projeye kolay kolay kimse hayır diyemez bence. Ama bizim tavrımız nedense hep "aman canım biz belediyeye gitsek sanki bizi dinlerler mi,kendi bildiklerini okurlar" hayıflanması üzerine!Elbette belediyenin üniversiteden talep etmesidir doğru olan,ancak madem onlar gelmiyo biz neden gitmiyoruz?Böyle böyle projelerimiz var bu kentin 3 tarafı su,dünyada böyle coğrafyaya sahip sayılı kent var,gelin beraber bu kenti kurtaralım demiyoruz?Neden sadece kentin içine ediyorlar diye kendi kendimize dedikodu yapıyoruz? Eğer onlarla konuşur ve dikkate alınmazsak,işte ozaman hayıflanma,isyan etme hakkımız olabilir diye düşünüyorum. Önemli bir tespitte bulunmak istiyorum.Bildiğim ve duyduğum kadarıyla son dönem belediyeleri içinde en borçlu belediye Kocaeli Büyükşehir Belediyesiymiş.Takip ettiğim kadarıyla da ortada inanılmaz bir çalışma var.Gerçekten inanılmaz paralar dökülüyor ve Belediye gerçekten çok çalışıyor.Buna rağmen yer yüzünde bu kadar para harcayıp bir kenti böylesine harap edebilecek bir başka güç var mıdır bilemiyorum.Burada sorun "yapma biçiminde".En basit örneği ise daha öncede bahsettiğim gibi; -8 şeritli yol yaptık. (ee karşıya geçemiyoruz kardeşim?) -120 METRE uzunluğunda üst geçit yaptık (ee adı üstünde geçit,kısa olsa da karşıya daha çabuk geçsek?) -14 km uzunluğunda yürüyüş yolu yaptık ( ee az daha uzatta İstanbula yürüyerek gidelim bari!) Yani zihniyet büyüklükler üzerinden çalışıyor.Çünkü seçmeninden,bir işi ne kadar büyük ne kadar çok yaptıysa o kadar çok oy alacağını zannediyor.Ne yazık ki seçmende yıllardır bunu böyle anladığı için,nitelik değil nicelikle kandırıldığı için alışmış. Ben yinede bunun sorumlusunun bizler olduğunu düşünüyorum.Yıllardır ürettiğimiz bahanelerin aksine; Kötü müşteri yoktur kötü Mimar vardır demek istiyorum.
Yazan: architect9Şehir katliamı denebilecek bir manzara...Şehir silueti mustarip.
Yazan: ayasofyaBu tepe hakkında Sayın Lumina ile görüşmüştük. Onun odasından da bu manzara görülebiliyordu. Kocaeli'ye sadece Üniversite'ye ablama ya da ona gittiğim zaman bir de Mimarlar Odası'na uğradığımdan açıkçası hiç diğer tarafa hiç gitmedim. Madalyonun diğer yüzüne bakamadım. Eğer fotoğraflayan olursa önemli bir belgeleme unsuru olduğundan göndermelerini rica edeceğim. Teşekkürler.
Yazan: luminaBu, tepenin görünen yüzü; bir de öteki yüzü var ki...
Yazan: arcem<007Bahsettiğim durum bu!Okumalar yapacağımızdan bahsetmiştim ama,görünen köye yorum ne gaye!![[image]](http://img389.imageshack.us/img389/9171/genelpd4.jpg)
![[image]](http://img296.imageshack.us/img296/1008/grfkql5.jpg)
![[image]](http://img389.imageshack.us/img389/9089/yaknplanzj9.jpg)
![[image]](http://img183.imageshack.us/img183/5574/sluetiv5.jpg)
Not:Fotoğraflar 2 gün önce çekilmiştir.
Yazan: arcem<007Sayın arcem Geçende TOKİ nin benzer eserelerini Edremit körfezindede gördüm.Adeta sırtını Kaz dağlarına dayamış Efe misali klometrelerce öteden görülmekte, bunda amaç sanırım göze batması ki ,bu sağlanmış ,yoksa genelde iki katlı binaların olduğu bir yerde kim bu kadar yüksek yapı yaparki.Yakından bakamadım ama umarım kimse kullanmıyordur. Umarım Sn. Ömeroğlu:(
Bütün yorumları forumda okuyun!






